Başörtülü üvey anne evde yalnız kaldığı bir anda üvey oğlunun kendisine yaklaşmasıyla tedirgin olur. Genç adam annesinin başörtüsüne ve muhafazakâr giyimine rağmen ona karşı duyduğu arzuyu gizleyemez. Kadın önce direnmeye çalışsa da oğlunun ısrarcı tavırları karşısında ne yapacağını bilemez. Aralarındaki gerilim dakikalar geçtikçe daha da yoğunlaşır.
Üvey anne kocasına sadık kalmak isterken bir yandan da oğlunun genç ve ateşli bakışlarından kaçamaz. Genç adam annesini mutfakta sıkıştırır ve başörtüsünü hafifçe aralayarak boynundan öpmeye başlar. Kadın titreyen elleriyle tezgaha tutunur. Oğlunun elleri beline dolanınca nefesi hızlanır. Muhafazakâr değerleri ile bedeninin istekleri arasında sıkışıp kalır.
Genç adam annesinin direncini kırmak için ona yıllardır içinde sakladığı duygularını anlatır. Kadın gözlerinden yaşlar akarken kendini oğlunun kollarına bırakır. Sıcak bir yaz akşamında perde arkasında yaşanan bu yasak anlar ailenin tüm dengelerini alt üst eder. Üvey anne sonrasında pişmanlık duyar ama artık çok geçtir.
Kocası eve döndüğünde ikisi de olanları gizlemeye çalışır. Yüzlerindeki ifade her şeyi ele verir. Geceleri aynı evde yaşamaya devam eden bu iki kişi arasındaki gerilim giderek dayanılmaz hale gelir. Başörtülü kadın her namaz kılışında aklına o anlar gelir ve gözyaşlarını tutamaz. Genç adam ise annesine olan takıntısını daha da derinleştirir.
Aile içindeki bu yasak ilişki kaçınılmaz bir sona doğru sürüklenir.